Dün..
1 gün içinde yaşayabileceğim tüm duygularımı yaşadım.. yaşattın.. herşeyde bir hayır vardır diye düşünüyoruz ya hep.. bundada vardır..
yaşamam gerekiyormuş..
birde böyle anlamam gerekiyormuş benim için gözyaşımdan.. işimden.. ailemden.. ömrümden.. herşeyimden.. ve benden daha çok değerli olduğunu.. sınırlarını bilmediğim bir değerdi bu..
sınırsız olduğunu anladım..
nerdeyse 4.3o-5 saat haber alamamak senden.. kalakalmak telefon elinde.. mesaj atmak.. her mesajdan sonra
“atar şimdi cevap Bi’TaneM”,
“Aşağıda keyif yapıyorlardır annem(n)le, çıkınca bakar”,
“Uyudu heralde arıyayım bari”
diye ümit etmek sürekli.. sana dair ümidimin ev umudun hiç bitmediğini anladım.. hiç bitirmek istemediğimi..
bekledim telefonun başında..
güya iş yapıyorum birtaraftan.. yapamadım..
durdum..
telefona bakıyorum.. telefon bana..
karanlık.. ışığı hiç yanmadı..
2 saat oldu tahminen.. ışığı yanmıyor ben tuşlara basmadıkça..
acaba diyorum ..
acaba mesajlarım la çağrılarım mı ulaşmıyor.. numaralar mı karıştı.. numarayı kontrol ediyorum..
hayır, onlarda doğru.. mesajlarda gidiyor çağrılarda büyük ihtimalle.. en azıdnan aramalarım kesin doğru.. gittikçe kalbim daha hızlı atıyor.. ne oluyor vücudumda anlamıyorum.. ama geriliyorum.. hemde çok..
hissetmediğim duygular başlıyor.. ve bu duyguların bendeki akıl almaz fiziksel raksiyonları.. hani ne yapacağını bilemez telaşlanır bir oraya bir buraya elinizi kolunuzu uzatır birşeyler yapmak ister ama yapamazsınız elinizle neyle oynadığınızıda bilmezsiniz..
işte.. bir telefonu alıyorum bir bardağı.. bir kağıdı.. bir kalemi.. bir klavye.. bir mouse.. bir yandan doğru ve düzgün düşünmeye çalışıyorum..
yapabildiğim kadar beceriyorum sanırım..
beceremediğim kadarınıda mazur gör lütfen..
ancak sanki doğru ve düzgün düşünmek yaramamaya başlıyor.. ne olabilir diyorum.. bir sebep bulmalıyım sakinleşmek için diyorum..
bir sebep..
Aşkımı ve Sevgimiz bukadar büyükken.. her gün dahada büyürken.. ve Hayatımzı geleceğimize dair böyle adımlar atmışken böyle heycanlıyken ve hiç yalansızken ne olabilir diyorum..
tek bir sebep geliyor aklıma.. bir önceki günde konuşmamızdan etkilenerek olsa gerek..
“hani doktora gidecekti” diyorum..acaba birşeymi oldu doktorda.. acaba.. kansızdı.. yoksa birşeymi oldu.. birşeymi geldi başına..
açmıyor açamıyor ondanmı..
yoksa kana mı ihtiyacı var.. daha mı önemli birşey yoksa.. ne yaparım ben.. ne yapacağım..
annem(n)i mi arasam..
ya birşey olmamışsa..
ama ya olduysa..
arıyayım en iyisi..
olmadıysa ve misafirlikteyse annem ayıp olur.. hayır olmaz haber alamıyorsun ve endişeleniyorsun sağlığı için Herşeyinin..
aramalıyım evet.. birşey olmaz..
-Lar arasında gidip gelirken.. kalbimin inanılmaz hızlı atmaya başladığını hissediyorum.. çarpıyor kalbim derler ya… içerisi yıkılıyor.. sana dair olan herşey dahada büyüyor.. dahada yüceleşiyor.. sana birşey olduğunu düşündükçe kalbim göğüs kafesimi zorluyor..
zor nefes almama sebep oluyor bu.. çünkü daha fazla attıkça daha fazla nefes almamı istiyor kalbim.. daha fazla oksijen.. sensizken ancak birazını başrabiliyorum.. sensiz nefes zaten zor alırken ben.. ya birde sana birşey olduysa.. ya olduysa..
sanırım ağlicak gibi oluyorum.. ağlayamıyorum.. nefes almak zorundayım çünkü daha hızlı.. denemiliyim.. ona birşey olduysa ben dimdik olabilmeliyim ki onun yanında olmalıyım, ben sağlıklı kalmalıyımki her an yanında olmalıyım ona bakmalıyım diyorum.. beni üzgün görmemeliki benden güç alsın diye geçiriyorum aklımdan..
herşeyi bırakıyorum.. son mesajımı ve son çağrımı atıp herşeyi bırakıyorum.. kafamı öne eğiyorum.. milyonlarca düşünce yine.. hiç bukadar hızlı ve çok düşünmemiştim belkide..
arabayla gitmem gerek otobüsle yetişemem..
arabayı nerden bulucam..
şirketin var ama istemyemem..
taksi taksiyle giderim.. yazsın.. maaşımın bi bölümü yatmış olabilir yatmamışsa önceki maaşımdan çeker veririm..
taksi olmaz..
benim kadar hızlı gitmez.. belki hızlıda gitmez..
önce eve gitmeliyim.. taksiyle eve ordan arabayı alırım..
ama arabayla nereye gideceğim..
nerde bilmiyorum ki..
aramlıyım annem(n)i aramalıyım..
abimi mi arasam..
abim de musait olmayabilir..
ters bir tepki alabilirim..
ama en azından annem(n) den daha az endişelenir ve birşey olduysa daha düzgün konuşabilir..
gitmeliyim-kalmalıyım
annemi aramalıyım
hayır aramasam daha iyi
birdaha mesaj atayım birdaha arıyayım beklemiliyim
olmaz birşeyler yapmalıyım
ama ne..
bunları düşündükçe göğüs kafesimi zorlayan kalbim sınırlarınıda zorluyor.. zor nefes alıyorum.. hiç yaşamadığım duyguları tadarken.. fizikende yaşıyorum ilklerimi..
hiçbir insan hiçbirşey hiçbir ölüm beni böyle yapmamışken.. sana birşey olmuş olma “ihtimali” bile beni çığırımdan çıkartıyor..
zangır zangır titretiyor..
sensizlikten korktuğumu farkediyorum.. sensizlikten nefret ettiğimi.. sensiz yapamyacağımı ve sana nekadar bağlandığımı anlıyorum..
sana nekadar bağlandığımı..
seni nekadar çok sevdiğimi..
sana bir okadarda aşık olduğumu..
kalbimin senin ellerinde olduğunu ve sana birşey olduğunda onudna senle beraber bitmeye can attığını..
gözlerimin pınarlarının senin için akmak için can attığını..
sözlerimin senle beraber kaybolacağını..
ruhumun bile o endişeyle biryerlerde kaybolduğunu.. hayat denen zaman içerisinde , sensiz yaşayabilmek için biryerleere koşup saklanma gereği duyduğunu .. sensiz hayattan korktuğunu farkediyorum..
ve sadece susuyorum.. sadece bakıyorum bilgisayar ekranındaki sana..
dahada endişeli dahada stresli daha da üzüntülü bakıyorum.. her saniye derinleşiyor hepsi.. ve KORKUYORUM..
dua ediyorum sana birşey olmamış olsunda.. ne olursa olsun diyorum.. dua ediyorum.. hiç durmuyorum.. dua ediyorum.. suskunluğumu birtek dualarım bozuyor..
soruyor kadın, “neden bıraktın yoruldun mu, zor dimi?” dedi..
“tabiiki zor değildi kadın.. ne zoru.. ben onun gibi 5oo tane tablo yaparım bir günde..” dedim içimden..
sonra baktım ona.. anladı birşey olduğunu.. “haber alamıyorum dedim.. biraz müsade edersiniz kafamı toparlıyayım bitiricem hemen dedim.. zor olduğundan değil..” dedim
ve “tabii ki” dedi.. “zaten illa ki bugün bitireceksin diye birşey yok”..
4.30-5 saat oluyor.. attığım mesajların iletildi raporlarını tekrar tekrar kontrol ederken.. arıyorsun..
heycanlanıyorum.. arıyorsun çünkü.. Herşeyim arıyor.. Oh diyorum önce.. Telefonu açıyorum.. sesini duyuyorum.. işte o an öyle rahatlıyorum ki.. bütün endişem korkum gidiyor.. eli ayağı boşalır ya insanın.. aynen öyle oluyor.. bütün o gerginliğim gidiyor.. iyi olduğuna şükrediyorum..
sesini duyuyorum.. telefonu unuttum bir sebepten dolayı diyorsun.. bütün bu 4.3o-5 saatlik duygusal harb ve fiziksel baskı yerini biraz sinir bozukluğuna bırakıyor.. cümlelerimi kuramıyorum.. evet, sana kızıyorum.. ancak bunu zaten telefonun bir ucundan yapabilrim.. ve sana kızıyorum.. ve kapatıyorus..
eğiliyorum masama.. derin bir nefes alıyorum ve OH! diyorum.. öyle hafifliyorumki iyi olduğun için.. Allah’ım sana şükürler olsun diyorum.. şükürler olsun..
hiçbir sebep.. hiçbir olay hiçbir uğraş hiçbir olumsuz şey.. BİZe (Allah Korusun) birşey olması dışında hiçbirşey hiçbir olay hiçbirkimse birbirimizi unutturmamalı.. Bizle ilgili birşeyi, hiçbirşeyi unutturmamalı.. Söz veriyoruz bunun için.. Söz veriyoruz.. BİZim sözlerimiz yemin gibi..
ki bunlar olmadan önce sabah benimle uyanmıştın.. sabah o hayran olduğum kızın, aşkımın, herşeyimin , herşeyden ve herkesten cok sevdiğim kızın sesini duymuştum.. sıcacık.. içten.. sevgi ve aşk dolu.. özlem dolu sesini.. sabahlara beraber uyanmak istediğim senle başlamıştım sabaha bende..
yüzüm güldükçe burda.. gözlerim parladıkça sevgimizle aşkımızla.. sesini duydukça herkes seni görüyor bende.. herkes seni biliyor.. farkediyor..
iki farklı gün iki farklı insandım sanki sabah ve öğlen ve akşam üstü..
akşam yanına gelmek için işten çıktım.. aklımda hep sen tüm gün olduğu gibi.. neden kızıyorum ki dedi yürürken .. yürümeyi severim böyle anlarda ya ben, otobüse kadarda yürümem gerekiyor zaten.. yürürken düşünüyorum.. neden kızıyorum ki.. sesini duydum ve iyi olman dışında hiçbirşey istememişken ve sen sonuçta iyiyken sağıklıyken neden kızıyorum.. diye düşündükçe sakinleştim..
zaten çok özlemiştim.. yanına gelip sana sarıldığımda bitti herşey.. bittti tüm kızgınlık stres üzüntü.. karşımdaydın sarılıyordum.. ellerin ellerimdeydi.. kokluyordum..
sen vardın.. gerçektin ve yanımdaydın.. bugün birşey olduğunu düşündüğüm için kendimden , herşeyden geçtiğim Herşeyim, Ömrüm, Canımdan Ötesi iyi ve yanımdaydı.. neye ve neden kızabilirdim ki.. Şükrettim.. Sadece Şükrettim.. olabilirdi.. unutmuş olabilirdin.. ama birdaha olmazdı.. bitti.. tüm kızgınlık stres üzüntü bitti.. tek gerçek sen varsın benim için.. ve yanımdaydın.. yanımdasın.. bir ömürde öyle olacaksın..
Seni çok sevmekle kalmayan bu adam sana çok aşık.. seni çok özlüyor.. sana doyamıyor.. sensizlikten ölesiye korkuyor..
About this entry
You’re currently reading “Dün..,” an entry on BT1-> The Cambodian Girl (L) The Green Eyed Man
- Published:
- Ağustos 27, 2008 / 10:53 am
- Category:
- Uncategorized
- Tags:
- BİZ, sevgili, dua, aile, zor, love, kiss, dün, stres, üzüntü, kalp sıkışıklığı, heyecan, zor nefes almak, nefes, sensizlik ihtimali, sensizlik, habersiz bırakmak, saatlerce, söz vermek, söz, words, hours, miss, worry, heart, pray, birşey olmamıştır inşallah, endişe, kızgınlık, anlamak, anlayış
No comments yet
Jump to comment form | comments rss [?] | trackback uri [?]